 |
Bu maddenin veya maddenin bir bölümünün gelişebilmesi için konuda uzman kişilere gereksinim duyulmaktadır.
Ayrıntılar için maddenin tartışma sayfasına lütfen bakınız.
Konu hakkında uzman birini bulmaya yardımcı olarak ya da maddeye gerekli bilgileri ekleyerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. |
| Türkçe |
| Telaffuz |
[ˈtyɾct͡ʃɛ] ( listen) |
| Ana dili olanlar |
Türkiye, Almanya, Bulgaristan, Makedonya,Kuzey Kıbrıs, Yunanistan,[1] Azerbaycan,[2]Kosova, Romanya |
| Konuşan sayısı |
[3][4]
+88,000,000 (toplam)[3][4]
Irak, İran, KKTC[6], Bosna Hersek, Lübnan,Macaristan, Sırbistan, Suriye, Bulgaristan,Ürdün, ABD, Almanya, Avustralya, Avusturya,Belçika, Birleşik Krallık, Danimarka, Fransa,Hollanda, İsveç, İsviçre, Kanada, Lihtenştayn,Norveç, Suudi Arabistan, Ahıska Türklerininyaşadığı ülkeler.(Özbekistan, Kazakistan v.d.) |
| Dil aileleri |
Ural-Altay Dil Ailesi
|
| Standart formlar |
Osmanlıca |
| Diyalektler |
|
| Resmi durumu |
| Resmi dil |
Türkiye
Kuzey Kıbrıs
Kıbrıs Cumhuriyeti |
| Bölgesel |
Kosova
Makedonya
Irak
Romanya |
| Düzenleyen |
Türk Dil Kurumu |
| Dil kodları |
| ISO 639-2 |
tur |
| ISO 639-3 |
tur |
| Dilbilimci listesi |
Turkic%3A%20Composite Csató, Éva Á & Lars Johanson |
| Linguasphere |
44-AAB-a parçasıdır |
Önemli oranda Türkçe konuşan toplumu olan ülkeler. |
|
|
Türkçe veya
Türkiye Türkçesi, batıda
Balkanlar’dan doğuda
Hazar Denizisahasına kadar konuşulan
Altay dillerinden biridir.
Türk yazı dilleri içinde Oğuz sahası yazı dillerinden
Osmanlı Türkçesinin devamını oluşturur. Başta
Türkiyeolmak üzere, eski
Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında konuşulan Türkçe, dünyada en fazla konuşulan 15. dildir. Türkçe sondan eklemeli bir
dildir.
[7]Bundan ötürü, kullanılan herhangi bir
eylem üzerinden istenildiği kadar sözcük türetilebilir.
[8] Türkiye Türkçesi bu yönünden dolayı diğer Türk dilleriyle ortak ya da ayrık bulunan onlarca eke sahiptir.
[9] Türkçe çok geniş kullanımıyla birlikte zengin bir dil olmasının yanı sıra, genel itibarıyla “özne-nesne-yüklem” biçimindeki cümle kuruluşuna sahiptir.
Türkiye Türkçesi, batıdan doğuya doğru
Balkanlar,
Ege Adaları,
Anadolu,
Kıbrıs Adası,
Orta Doğu olmak üzere
Avrupa ve
Asya kıtalarında yazı dili ve çeşitli ağızlarıyla konuşulmaktadır. Aynı grupta yer aldığı diğer
Oğuz grubu yazı dilleride bu sahanın doğu ve güneyinde;
Kafkaslar,
Azerbaycan,
İran,
Hazar Denizi’nin güneydoğusunda konuşulmaktadır.
“İstanbul ağzı”, Türkiye Türkçesi yazı dilinin kaynağı olarak kabul edilir; yazı dili bu ağız temelinde oluşmuştur.
Anadolu ağızlarında ve Türk yazı dillerinin bazılarında bulunan "açık e" (/
ǝ/), "hırıltılı h" (/
ḫ/) ve "öndamaksıl n" (/
ŋ/) sesleri, İstanbul ağzı dolayısıyla yazı dilinde de yoktur. Ayrıca, yine diğer Türk lehçe ve ağızlarında bulunan /
q/, /
w/ gibi fonemler de bulunmaz.
-
Türkiye Türkçesi, dünya dilleri sınıflandırmasında
Ural-Altay Dil Ailesi’nin
Altay dilleri kolunda bulunur. Ural-Altay dil birliği temelinde yapılan daha derinlemesine araştırmalar, bu iki grubu aynı dil ailesi içinde birleştirme bakımından gittikçe zayıflayan sonuçlar vermiştir.
[10] Bu sebeple Türkçe, bazı sınıflandırmalarda Altay dillerinden biri olarak belirtilmekle yetinilir; sınıflama buradan başlatılır.
Ünlü Türkolog
Reşit Rahmeti Arat’ın “Türk Şivelerinin Tasnifi” makalesinde ayrıntılıca anlatıldığı gibi, Türkiye Türkçesinin de yer aldığı Türk yazı dillerinin sınıflandırması konusunda geçmişten bugüne kadar çeşitli bilimsel görüşler ortaya atılmıştır. Bütün sınıflandırma çalışmalarından da hareketle Arat’ın yaptığı sınıflandırmaya göre Türkiye Türkçesi, “
Türk şive grupları ”nın “
VI. daġlı grubu (Cenup)” içinde yer alır.
[11] Türk dil ailesi,
Doğu Avrupa,
Orta Asya ve
Sibirya’da konuşulan 30 kadar yaşayan dili kapsar.
[12] Türk dili konuşurlarının % 40 civarında bir kesimi Türkiye Türkçesi konuşurudur.
[13]
Türkiye Türkçesi,
Türkiye,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti,
Kıbrıs Cumhuriyeti,
Kosova,
Irak,
Makedonya, ,
Romanya ülkelerinde çeşitli düzeylerde resmî kimliğe sahip bir dildir. Resmiyete sahip olduğu coğrafya, Türkiye Türkçesinin yayılım alanı içindedir; batıda
Balkanlar’dan (orta ve kuzey) doğuda
Orta Doğu’ya kadar bir alanı kapsar.
1982 T.C. Anayasasına göre Türkçe,
Türkiye Devleti'nin dilidir. Bu yasa anayasanın Birinci Kısmının, Genel Esaslar Bölümünde, 3. Maddede geçer. Aynı zamanda, ilgili bölümde bulunan 4. Maddeye göre bu madde asla değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.
[14]
|
« Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.- T.C. Anayasası[14] » |
|
|
Türkiye ve
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bu dil ülkenin resmî dilidir.
[14][15] Irak’ta
Kerkük ilinde resmî dildir.
[16] Kıbrıs Cumhuriyeti’nde (diğer adıyla
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) anayasal olarak Türkçe, Yunanca ile beraber resmî dil olarak geçer ancak Türkçenin resmiyetinin uygulanmasında sorunlar vardır.
[17] Makedonya’nın batısında yer alan
Gostivar,
Merkez Jupa,
Plasniça ve
Mavrova ve Rostuşa Belediyesisınırları içinde Türkçe resmî kullanımdadır.
[18][19][20][21][22] Kosova’da
Prizren,
Mamuşa,
Gilan,
Mitroviça,
Priştine ve
Vıçıtırın Belediyesikapsamında Türkçe resmî dil statüsüne sahiptir.
[23][24] Prizren Belediyesi sınırları içinde Türkçenin resmiyeti ise ayrıca herhangi bir ölçütün dışında, Kosova Cumhuriyeti “Dillerin Kullanımı İçin Yasa” kapsamında yasa koruması altındadır.
[25] Romanya’da Türkçe, devletin ilgili bölge veya bölgeler için resmî olarak kabul ettiği azınlık dillerindendir.
[26]
Resmî olmayan kullanımlar [değiştir]
Avrupa ve Asya kıtasındaki bazı ülkelerde Türkiye Türkçesi için günümüzde geçerli olan resmiyetin dışında, ciddi konuşurlara sahip olunsa da bu dilin çeşitli sebeplerle resmî dil statüsü kazanmadığı ülkeler de vardır.
Bulgaristan nüfusunun %10 kadarının anadili olarak Türkçe için, Bulgaristan devlet televizyonunun Türkçe programları vardır.
Kırcaali belediyesi ise iki dilde hizmet verir.
[27] Deliorman ve
Doğu Rumeli'de okullarda seçmeli anadili dersidir.
Yunanistan'da ise
İskeçe ve
Gümülcine'de seçmeli anadili dersidir ve dinî işlerde de kullanılmaktadır.
Rodos'taki 2500-3000 kişilik Türk azınlığı ise,
Lozan Antlaşması kapsamı dışında kalarak Yunanistan’ın ana karasında Türklerin sahip oldukları haklardan yoksun olmuşlardır.
[28]
Kurumsal yapı ve kullanım [değiştir]
-
Türkçe,
Türkiye'nin ve
Türkiye Türklerinin kurumsal dilidir.
Türkiye'de
Türk Dil Kurumu,
Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de
Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan
Sâmih Rifat,
Ruşen Eşref,
Celâl Sahir ve
Yakup Kadri'dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif'at'tır. Türk Dili Tetkik Cemiyetinin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk'ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem Kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934'te yapılan kurultayda Cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936'daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur.
[29]
Türk Dil Kurumu, Türkiye Türkçesinin imlasının standartlarını belirleme, dil hakkında çeşitli düzeyde çalışmalar yapma gibi konularda faaliyetler yürütür. Günümüzde bu kurum, sadece Türkiye değil, dünya çapında Türkçe ve Türkoloji ile ilgili çeşitli çalışmalarda kurumsal yüzü veya akademik mensuplarıyla yer almaktadır.
Türk Dil Kurumunun yapısıyla ilgili ilk önemli değişiklik 1951 yılındaki olağanüstü kurultayda yapılmıştır. Atatürk'ün sağlığında Millî Eğitim Bakanının Kurum başkanı olmasını sağlayan tüzük maddesi 1951'de değiştirilmiş; böylece Kurumun devletle bağlantısı koparılmıştır. İkinci önemli yapı değişikliği 1982-1983 yıllarında gerçekleştirilmiştir. 1982'de kabul edilen ve şu anda da yürürlükte olan Anayasa ile Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu, bir Anayasa kuruluşu olan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu çatısı altına alınmış; böylece devletle olan bağlar yeniden ve daha güçlü olarak kurulmuştur.
[29]
Tarihsel gelişimi [değiştir]
Türkçenin doğuşu [değiştir]
Uzman
Türkologlar Türkçenin doğuşu hakkında çok fazla bilgiye sahip değildirler. Altay dilleri üzerinde çalışan Prof. Dr. Osman Nedim Tuna, Türkçenin Batı Altaycadan ayrılarak ayrı bir dil biçimini almasını M.Ö. 6700'lü yıllara dayandırır.
[kaynak belirtilmeli] Bu az bilgiye sahip olunan ilk Türkçeye "
Ana Türkçe" denir. Ayrıca bundan sonraki bazı yazılı kaynaklarda belirtilen dile "
İlk Türkçe" denir. Türkçenin bilinen ilk
abecesi Göktürk Alfabesidir. Bu abece Türkçenin yapısına tam olarak uymaktadır. Bundan önce de Türkçe yazılmaktaydı. Bu dil ise bazı Çin kaynaklarında ve
Çin Yazıları ile geçer. Bazı uzmanlar
Ana Türkçenin Hunca olduğunu söyler ve bütün
Türk Dilleri bu dilden türemiştir. Türkçe ile ilgili kesin savlara ulaşılana kadar (MS 2. yy) Türkçe ile ilgili her bilgi
Çin Kaynaklarından elde edilir.
[30] Ancak Türkçe olarak ilk yazılı kaynak, M.Ö. 5. yy'dan kalma Issık Kurganı'dır.
[kaynak belirtilmeli]
Bilinen en eski Türk yazıtlarından biri olan
Orhun Yazıtları bu dönem Türkçesi ile yazılmıştır. Eski Türkçe dönemi ile ilgili bilgiye
Orhun Yazıtları ve
Yenisey Yazıtları'ndan da ulaşılabilir. Bunların dışında
Irk Bitig gibi kağıda yazılı eserler, Eski Uygur dönemi de Eski Türkçe dönemi içinde değerlendirilir. Bu dönem, çağdaş Türk lehçe ve şivelerinden ayrı bir dönem olarak düşünülemez.